Bir Günde Cinque Terre’yi Gezmek – Bonus: Pisa

Bugünkü durağımız Cinque Terre! Cinque Terre deneyimimizle alakalı sizlerle birkaç ipucu paylaşmak istedik. Biz Nice’te yaşadığımız ve 5 kişi olduğumuz için bu yolculuğa arabayla çıkma kararı aldık. Türkiye üzerinden gelecek olanlar için başlangıç durağını Pisa olarak veya Genova olarak ayarlamak mantıklı olabilir.

Biz de Pisa ve La Spezia arası yaklaşık 80 kilometre olduğu için ilk önce oraya uğramak istedik. Aşağıda bu kısa ziyaretimizle alakalı ayrıntıda vereceğim.

Öyleyse tekrardan Cinque Terre’ye dönelim.

Cinque Terre: Adı Nerden Geliyor ve Neden Bu Kadar Ünlü?

Cinque Terre, İtalyanca’dan birebir çeviri yapacak olursa “Beş Toprak” anlamına geliyor bu aslında İtalya’nın Ligurya kıyısındaki beş güzel köyün genel adı: Monterosso al Mare, Vernazza, Corniglia, Manarola ve Riomaggiore. Yani aslında Cinque Terre bir yer değil bir bölgenin adı. Orta Çağ’da korsan saldırılarına karşı koymak için kurulan bu köyler, sarp kayalıkların arasına ve denizin kenarına yerleştirilmiş. O yüzden her bir köyün manzaraları ayrı ayrı çok güzel. Cinque Terre, dar sokakları, pastel renkli evleri, üzüm bağları ve Akdeniz’in muhteşem manzaralarıyla ün kazanmış. Tarih boyunca balıkçılar, çiftçiler ve denizcilerin yaşam alanı olmuş ve bugün hala o otantik ruhunu koruyor.

Şimdi size bir günlük Cinque Terre turumuzla alakalı küçük ipuçları vermek istiyorum.

1. Sabah Erken Kalkın ve Günün İlk Saatlerini Kaçırmayın!

Biz La Spezia’dan önce Pisa’ya da uğrayacağımız için 7 gibi evden çıktık, saat 10 gibi de Pisa’ya vardık burada çok fazla bir planımız olmadığı için çok zaman kaybetmeden kısa bir öğle yemeği ardından La Spezia’ya vardık ve yolculuğumuza arabamızı La Spezia’da tren garının hemen yanına park ederek başladık. Ve akabinde hemen trene bindik, ilk köye varmamız 12’yi buldu. Tüm köyleri gezmek için kesinlikle geç kaldığımızı düşünmüyorum ancak sıcak gerçekten çok fazla zorladı. Eğer Pisa’yı aradan çıkaracaksanız da sabah 8-9 gibi ilk köyde olmanız ideal.

2. Biletinizi En Hesaplı Şekilde Almaya Çalışın!
Cinque Terre köylerini gezmenin en pratik yolu tren kullanmak. Cinque Terre Card Treno biletini tren istasyonlarından ya da çevrim içi olarak satın alabilirsiniz. Orada bulanan makinelerden de satın alınabiliyordu ama güzergahlara ve sisteme de hakim olmadığımız için direkt olarak gişeden biriyle muhatap olarak almak bana daha mantıklı geldi. Bu biletle köyler arası trenlere sınırsız binip inebilirsiniz. Günlük kart ücreti ise 32 Euro. Öğrenci indirimi yok ama çocuklar için indirimi mevcut. Ayrıca, kart Cinque Terre Ulusal Parkı’nın yürüyüş yollarına da erişim sağlıyor.

3. Rotayı Monterosso’dan Başlatın!

Yolculuğunuza kuzeyden, Monterosso al Mare köyünden başlayın. Burası, Cinque Terre’nin en büyük köyü ve harika plajlarıyla tanınıyor. Eğer yüzmeyecekseniz burada deniz kenarında kısa bir yürüyüş yapabilir veya bir dondurma molası vererek gezinin tadını çıkarabilirsiniz.

4. Vernazza’da Instagram’ı Sallayın!

Bir sonraki durak Vernazza. Bu köy, muhteşem limanı ve dar sokaklarıyla tam bir fotoğraf cenneti! Sanıyorum ki Instagram’da orada burada Cinque Terre hashtag’i ile paylaşılan fotoğtafların çoğu burada çekilmiş oluyor. Burada kısa bir tur attıktan sonra, liman manzaralı kafelerden birinde mola verebilirsiniz. Yukarıda bir de Castello Doria kalesi olduğunu biliyoruz ancak biz sıcaktan oraya da gidemedik. 🙂

5. Corniglia’ya Çıkmadan Önce İyice bir dinlenmiş olun!

Corniglia, deniz seviyesinden yüksekte yer aldığı için diğer köylerden biraz farklıdır. Tren istasyonundan köye 382 basamak tırmanmanız gerekecek, ancak manzara her adıma değer! Minibüs alternatifi de mevcut; tercihinize göre seçin. Ben kendi görüşümü paylaşayım burası kışın daha iyiydi.

6. Manarola’da Cinque Terre’nin Renkli Kalbi!


Manarola köyü, Cinque Terre’nin en renkli ve fotojenik köylerinden biri. Burada kayalıklara oturup denizi izlemek, yerel bir şarabın tadını çıkarmak ve limandaki tekne hareketlerini seyretmek gerçekten harika bir his. Köyün kalbinde ise, 14. yüzyılda inşa edilmiş olan San Lorenzo Kilisesi bulunuyor. Gotik tarzda yapılan bu kilise, Manarola’nın dini ve tarihi mirasının önemli bir parçası.

7. Riomaggiore’de Gün Batımını Kaçırmayın!


Günün son durağı, Riomaggiore olmalı. Burada gün batımını izlemek gerçekten büyüleyici. Kayalıklardan veya sahil kenarındaki yürüyüş yolundan en güzel manzarayı yakalayabilirsiniz. Fotoğraf makinenizi hazırlayın!

8. Yemek İçin Acele Etmeyin!
Her köyde lezzetli yemekler sizi bekliyor, ama unutmayın, her köyde zamanınız sınırlı. Hızlı ve doyurucu bir şeyler yemek için yerel bir foccacia veya panini tercih edebilirsiniz ya da eğer deniz ürünleri seviyorsanız tam yerindesiniz unutmayın! Denemek için en iyi yer Monterosso veya Vernazza olabilir.

9. Yürüyüş Tutkunları İçin: Sentiero Azzurro Yolu
Eğer yaz değil de havanın daha elverişli olduğu bir zamanda buraya gitmek istiyorsanız trene alternatif olarak, köyler arasında ünlü Sentiero Azzurro patikasını yürüyebilirsiniz. Ancak, bazı bölümleri oldukça zorlu olabilir, bu yüzden enerji seviyenizi ve hava koşullarını kesinlikle göz önünde bulundurarak karar verin!

10. Anı Yaşayın ve Strese Girmeyin!
Unutmayın, bu bir yarış değil! Her köyü keşfetmek için yeterince zamanınız olmasa bile, bulunduğunuz anın tadını çıkarın. Belki de en güzel anlarınızı bir kafede oturup, etrafı izlerken bulacaksınız.

Son ipucu: Tren Saatlerini Kaçırmayın!

Trenlerin sefer saatlerine dikkat edin ve bir sonraki köye geçiş için zamanınızı iyi ayarlayın. İtalya’da trenler genellikle dakik olmasa da, her ihtimale karşı planlı olmakta fayda var çok ekstrem bir durum olmadıkça trenler en fazla 5-6 dakika falan rötar yapabiliyor!

Bonus: Pisa

Aslında burası bizim için de bonus oldu çünkü hiç planımızda yoktu ama Cinque Terre turu yapmışken de bir saat uzaklıktaki Pisa’yı tekrardan bir ziyaret etmek de istedik. Ne yazık ki içine girebilecek zamanımız çok yoktu. Aslında eğer ben buraya bir tam gün verdim doya doya gezmek istiyorum diye diretmiyorsanız gerçekten 3-4 saat ile Pisa’dan oldukça güzel anılar ile ayrılmanız çok kolay, zaten oldukça küçük de bir şehir. Ana meydanını dolaşıp kulenin ve vaftizhanenin etrafında dolaşmak bile çok özel hissettiriyor.

Şuraya kendimi de bırakayım hemen 🙂

Ve son olarak unutmayın, ayrılırken içinizde bir parça Pisa’yı hep taşıyacaksınız. Bu büyülü şehre veda ederken, “Arrivederci Pisa!” demeyi unutmayın! 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir