Bu yazıda Nice’teki Palais Lascaris – Müzik Aletleri Müzesini beraber keşfetmeye çalışacağız. Biz biz hafta sonu evde otururken evde ne yapsak diye düşünürken Nice eski şehrinin içinde yer alan bu müzeyi ziyaret edelim dedik. Türkiye’den gelecek arkadaşlar da Nice’e geldikten sonra kolaylıkla buraya ulaşım sağlayabilir tabi ki. Eski şehrin kalbinde yer alan bu barok mimari harikası, hem eski bir aristokrat konutu, bir tarihi anıt, hem de bir müze. Daha içeri attığımız ilk adımda bizi aşırı heyecanlandırdı burası. Bu müzede, barok mimarisinin o ihtişamını fazlasıyla hissedebileceğiz odalar, müzenin müzik aletleri koleksiyonuna adanmış kısımları ve geçici sergi alanları bulacaksınız.
Palais Lascaris – Müzik Aletleri Müzesi’ni Neden Ziyaret Etmelisiniz?
Palais Lascaris, XVII. yüzyılın ortalarında Nice’li soylu bir aile olan Lascaris-Vintimille ailesi için inşa edilmiş. Bu dönemde, barok tarzında birçok yapı inşa edilmiş tabi. Nice’in ana caddelerinden biri olan Rue Droite da, Palais Lascaris’in yanı sıra XVII. ve XVIII. yüzyılların barok mimari gelişimini gözler önüne seren bir düzineden fazla kiliseye de ev sahipliği yapmakta. Hatta müzeden çıktıktan sonra eve doğru giderken kesinlikle Nice’in kiliseleri üzerine de bir yazı yazmalı ve vlog çekmeliyim diye de düşündüm.
1946 yılında koruma altına alınan Palais Lascaris, anıtsal merdiveni, freskleri, mobilya ve eski sanat koleksiyonları ile Nice’in en ikonik barok anıtı.

Palais Lascaris – Müzik Aletleri Müzesi Ziyarete Değer mi? Bizim Görüşümüz:
Kesinlikle! 1970 yılında belediye müzesi olarak Müzik Aletleri Müzesi’ne dönüştürülen Palais Lascaris, özellikle ilgi çekici geçici sergilere ev sahipliği yapmaktadır. Muhteşem mimarisinin yanı sıra, oldukça zengin bir koleksiyona sahip burası. Eski mobilyalar özellikle dikkatimizi çekti, ancak müzedeki farklı odalarda sergilenen çok sayıda arp modeli de oldukça etkileyiciydi.

Palais Lascaris – Müzik Aletleri Müzesi Neden Ünlüdür?
Palais Lascaris, barok mimarisiyle ünlüdür, ancak esas olarak eski müzik aletleri konusunda referans niteliğinde bir müze olmasıyla tanınır. Koleksiyonu, Fransa’da Paris’teki Müzik Müzesi’nin ardından ikinci en büyük koleksiyondur! Ayrıca, Avrupa genelinde bu alanda tanınmış bir koleksiyona sahip burası.

Kısa Tarihçe
Palais Lascaris’in tarihi, inşasını gerçekleştiren Lascaris-Vintimille ailesinin geçmişiyle yakından ilişkilidir. Bu ailenin bilinen en eski üyesi ise, Bizans hanedanına mensup bir prenses olan Eudoxie Lascaris. Eudoxie, 1261 yılında Guillaume-Pierre de Vintimille ile evlenmiş ve ailesi, 1204 yılında Haçlılar (daha çok Franklar olarak bilinir) tarafından Konstantinopolis’in ele geçirilmesinin ardından İznik İmparatorluğu’nda yaşamış. Neden bilmiyorum ama ben bunu ilk öğrendiğimde çok şaşırdım.

Soylu aile üyeleri arasında, Malta Şövalyeleri Tarikatı’na mensup birçok şövalye ve yüksek rütbeli kişi yer almıştır. Bunlardan biri de Jean-Baptiste Lascaris (1600-1650) idi. Menton yakınlarındaki Castellar bölgesinin lordu olan Jean-Baptiste, aynı zamanda Savoy Dükü Charles Emmanuel II’nin de mareşaliydi. Ailesi, onun gücü sayesinde barok Ceneviz tarzından esinlenerek inşa edilen Palais Lascaris’i yaptırmış ve bu görkemli sarayın sahibi olmuştur. Lascaris-Vintimille ailesi, sarayın mülkiyetini Fransız Devrimi’ne kadar elinde tutmuştur.

Bu süreçten sonra, saray hızla harap olmuş ve 1802 yılında satışa çıkarılmıştır. Ancak, 1942 yılında Nice Belediyesi tarafından satın alınmış ve 1963’te başlayan kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştur.
1970 yılında, XVII. ve XVIII. yüzyılların dekoratif sanatları, güzel sanatları ve müziğine adanmış yeni bir müze olarak kapılarını açmıştır. Müzenin belge merkezi, ayrıca bölge tarihine dair önemli bir arşiv içermektedir. Günümüzde “Palais Lascaris – Müzik Aletleri Müzesi” adıyla anılan bu yapı, Fransa Müzesi etiketi taşımaktadır.

Şehirlerden Ulaşım Süreleri
- Marsilya’dan: 2 saat 20 dakika
- Nice şehir merkezinden: 15 dakika
- Avignon’dan: 2 saat 50 dakika
- Montpellier’den: 3 saat 40 dakika
- Toulon’dan: 1 saat 50 dakika
Nasıl Gidilir?
Nice’e araba, uçak veya trenle ulaşabilirsiniz. Şehir, Marsilya’dan gelen TER trenleri ve Valence ile Paris’ten düzenli TGV seferleri ile ulaşım açısından iyi bir bağlantıya sahiptir.
Trenle Yolculuk
Mevcut saatleri görmek ve biletlerinizi hemen ayırtmak için tren rezervasyon sistemine göz atabilirsiniz.
Eski Şehirde Ulaşım
Palais Lascaris’in bulunduğu Nice’in eski şehri, dar sokaklarıyla tanınır. Bu nedenle, araçla dolaşmak oldukça zordur.
Tavsiyemiz, müzeye toplu taşıma kullanarak ulaşmanızdır.
Cathédrale-Vieille Ville durağı, müzeye yalnızca 5 dakikalık yürüme mesafesindedir. Bu durağa ulaşmak için şu hatları kullanabilirsiniz:
- Tramvay: Hat 1
- Otobüs: Hatlar 08, 12, 15, 33, 38, P

Park Etme
Palais Lascaris’in kendine ait bir otoparkı yok maalesef ve eski şehirde araç park etmek mümkün değil. Bu nedenle, çevredeki otoparklardan birini kullanmanız gerekir.
En Yakın Otoparklar
- Parking du Palais de Justice(ücretli)
- Müze uzaklığı: Araçla 2 dakika, yürüyerek 5 dakika
- Adres: 19 Rue Alexandre Mari, 06000 Nice
- Parking Parcheggio Cascate(ücretsiz)
- Müze uzaklığı: Araçla 12 dakika, yürüyerek 10 dakika
- Adres: 13 Rue du Malonat, 06300 Nice
- Parking Station Auto bleue(elektrikli araç şarj istasyonu)
- Müze uzaklığı: Araçla 8 dakika, yürüyerek 5 dakika
- Adres: 1 Place Saint Augustin, 06000 Nice
Palais Lascaris’i Ziyaret İçin En İyi Zaman
Ziyaretinizi mümkünse tatil dönemi dışında yapmanızı öneririz. Kalabalıktan kaçınmak istiyorsanız, müzeye hafta içi gitmek daha iyi olacaktır. Gerçi biz sezon dışında bir cumartesi günü gittik ve o zamanda da oldukça sakindi.
Ziyaret Süresi ve Temel Zorluklar
- Ziyaret Süresi: Müzeyi ziyaret etmek yaklaşık 1 saat sürüyor.
- Olanaklar: Müzede tuvaletler ve su içmeniz için çeşme bulunmakta.
- Eşyaların Bırakılması: Ağır eşyalar (şemsiye, bebek arabası vb.) girişte resepsiyona bırakılabilir. Ayrıca, müzeyle alakalı bir şeyler alabileceğiniz küçük bir müze shop da bulunmakta.
- Evcil Hayvanlar: Saraya evcil hayvan getirilmesi yasaktır.

Çalışma Saatleri ve Giriş Ücretleri
Çalışma Saatleri:
Palais Lascaris her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında açık, salı günleri hariç.
Bazı özel günlerde de kapalı:
- 1 Ocak
- Paskalya Pazar günü
- 1 Mayıs
- 25 Aralık
Giriş Ücretleri:
- Yetişkin Ücreti: 5 €
Ücretsiz Giriş (gruplar hariç):
- 18 yaş altı çocuklar ve öğrenciler
- İş arayanlar
- Sosyal yardımlardan yararlananlar
- Engelli bireyler ve refakatçileri
- Müzeler konservatörleri
- Gazeteciler
- Eğitimciler (Pass Education kartı ile)
- Rehberler
Ek olarak da şehirde ikamet edenler, bu sebeple biz de giriş ücreti vermedik.
Sanat ve tarih meraklıları için öneri:
3 günlük Müzeler Pass’ı (15 €, 72 saat boyunca tüm belediye müzeleri ve galerilerine erişim) almak faydalı olabilir.
Daha fazla bilgi ve güncel tarifeler için, müzenin resmi web sitesindeki ilgili sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
Ziyaretin Başlangıcı: Palais Lascaris (Zemin Kat ve 1. Kat)
Onur Vestibülü ve Monumental Merdiven
Palais Lascaris’e adım attığınızda, önce beyaz mermerden yapılmış büyük giriş ve balkonları ile etkileyici cephesini göreceksiniz. İçeri girdiğinizde, karşınıza onur vestibülü çıkar. Bu alanda, tavana bakın: fresklerle süslenmiş kubbe, kırmızımsı açık bir zemin üzerine beyaz süslemelerle bezeli.
Gözlerinizi tavandaki Lascaris-Vintimille ailesinin armalarına çevirin. Armanın altında yer alan “nec me fulgura” (yani “bile yıldırım beni vuramaz”) sloganını fark edebilecek misiniz?

Monumental Merdiven ve Freskler
Aynı genezli sanatçılar tarafından yapılan dekoratif freskler, monumental merdiven boyunca da karşınıza çıkacak. 1996 ve 2001 yıllarında restorasyonu yapılan freskler, bu 18. yüzyıl sonu merdiveni özellikle dikkat çekici kılmaktadır.
Merdivenin ara noktalarda yer alan mermer heykeller, Mars ve Venüs gibi tanrıları ve ayrıca Lascaris-Vintimille ailesinin atalarını temsil eden bustları içeriyor. Bu figürler, rococo tarzında alçıdan yapılmış süslemelerle çerçevelenmiş nişlerde sergileniyor.

Noble Kat: Temsilcilik Daireleri (Doğu Kanadı)
Genoa aristokrat saraylarının modeline sadık kalarak, ikinci kat, yani “noble kat”, temsilcilik daireleri olarak tasarlanmıştır. Bu odalar, sahiplerinin zenginliğini ve gücünü gösterecek şekilde son derece lüks bir şekilde döşenmiştir. Bu nedenle, plafonlar 17. yüzyıla ait mitolojik fresklerle süslenmiştir ve Genoa sanatçılar tarafından yapılmıştır.
En önemli salonlardan biri olan Phaeton Salonu da bu fresklerle bezeli, sarayın en göz alıcı odalarından biridir.

Büyük Salon veya Phaeton Salonu
Salonun tavanında “Jüpiter tarafından yıldırım çarpılan Phaéton’un Düşüşü” betimlenmiştir. Efsaneye göre, Güneş Tanrısı’nın oğlu Phaéton, babasının arabasını kullanmaya çalıştı fakat kontrolünü kaybetti ve Dünya’yı yakmaktan kıl payı kurtuldu. Bazı aristokrat aileler, kendilerini bu yarı tanrının soyundan saydıkları için, evlerinde bu tür tasvirlere sıkça yer verirler.
Duvarlar ise Aubusson Atölyeleri tarafından dokunmuş Antoine ve Kleopatra’nın Aşkı hikayesini temsil eden halılarla süslenmiştir.
Bu salon, sıklıkla konferanslar ve konserler için kullanılmaktadır.

